2 Mayıs 2014 Cuma

Almadan vermek...


Geçtiğimiz hafta oturduğum semtin belediyesine gittim.Gidiş amacım gönüllü olarak yapmak istediğim şeyleri bildirmekti.Belediye binasına girdikten sonra farklı farklı kişilerle görüştüm.Daha  sonra  bu konuda yetkisi en fazla olan kişiyle görüşmek için 15 dk bekledim.Görüşmeye gittiğim kişi, beni gayet hoş karşıladı.Kendimden, aldığım eğitimlerden ve yapmak istediklerimden kısaca söz ettim. Düşüncelerimi anlattıktan sonra bunları gönüllü olarak yapmak istediğimi ekledim. Karşımdaki bey gayet şaşırmış vaziyette :” Şimdi siz para karşılığı olmadan mı bunları yapmak istiyorsunuz?” dedi. Görünüşe göre bir hayli şaşırmıştı. Biraz konuştuktan sonra şaşırmakta haklı olduğunu anladım. Çünkü bugüne kadar gelen insanların hepsi yapcaklarının pazarlığını yapmakla meşgul olmuşlar.
           Bir kez daha gördüm ki bu bizim eksik yanımız.Hepimizin kendi insanımız için gönüllü olarak yapabileceği bir şeyler vardır. Fazla değil.  7 günün sadece birkaç saatini başkalarına yardım için ayırıyor olsak inanın daha güzel bir yaşama sahip olacağız.Sadece bununla da kalmayacak  manevi açıdan daha doygun kişiler olacağız. Ruhumuzu dinlendirmek adına gittiğimiz eğitimler, seminerler, terapiler ve daha bir çok aktiviteler bulunmakta. Bunların hepsine belli bir bedel ödeyerek gidiyoruz. Bu listeye bir şık da ben eklemek istiyorum ama karşılığında bir bedel ödemeyeceğiniz. Gönüllü olarak bir yerlerde çalışmak.

Hepimiz farklı alanlarda yetenek ve bilgi sahibiyiz. Gönüllü olarak yaptığımız çalışmalarda hem yardımlaşma hem de bilgi alış verişinde bulunmuş olacağız.Şimdi bir kez daha düşünelim bizim payımıza ne düşüyor? Biz daha güzel bir yaşam için neler yapabiliriz? Bizim yardımımıza ihtiyacı olan kişilere nasıl yardım edebilirz?  Bu soru listesini daha da uzatabiliriz. Verdiğiniz cevaplar doğrultusunda yüreğiniz size en doğru seçeneği sunacaktır. Bu seçenek sayesinde sizlerde bir şey almadan bir şeyler vermenin insanda yarattığı duyguyu yaşamış olacaksınız.